20 Temmuz 2023 Perşembe

COUNCİL OF FOREİGN RELATİONS

 -       COUNCİL OF FOREİGN RELATİONS (CFR) NEDİR?

Herkese Merhaba…

Bu yazımızda size ilginç ve bir o kadar sıra dışı bir konu hakkında bilgi vermeye çalışacağım.

Council of Foreign Relations (CFR) yada kısaca Dış İlişkiler Konseyi Yahudilerin dünya ülkelerine ait politikaları kendi kontrolleri altında tutmak amacıyla Yahudi asıllı Walter Lippman liderliğinde 29 Temmuz 1921’de kurulan New York merkezli bir kuruluş olup kuruluşun ayrıca Washington’da bir ofisi bulunmaktadır.

CFR uluslararası ilişkiler alanında isim yapmış akademisyen ve araştırmacılardan oluşan bir think-tank’i (kısaca Ar-Ge dediğimiz araştırma geliştirme merkezi) de bünyesinde barındırmaktadır.

Konseyin bugün finans, iletişim, akademi, istihbarat, teknoloji alanlarında etkin konumlarda bulunan 4000 civarında üyesinin olduğu düşünülmektedir.

Özellikle Amerika’daki istihbarat örgütleri üzerinde oldukça güçlüdür. 

FBI, CIA, DIA, DEA şefleri bu örgütün (yada kuruluşun) üyesidir. 

Ayrıca, dünyayı yöneten gizli örgütlerde ismi sıkça geçen Rockefeller ailesinin bir ferdi olan David Rockefeller, CFR’nin onursal başkanı olarak kabul edilmektedir.

Konsey, çalışma grupları oluşturmakta, kitap ve raporlar hazırlatmaktadır.

Konseyin yayınladığı Foreign Affairs dergisi alanının en etkili yayınlarından biri olarak bilinmektedir.

Bu kuruluşun en ilginç yanı ise sadece Püriten kökenli kişileri kabul etmesidir. 

Püriten, 16. ve 17. yüzyıllarda I. Elizabeth’in İngiliz Kilisesi’nde başlattığı reformist harekete karşı çıkan, kendini “saflığı” aramak olarak tanımlayan bir Protestan doktrin ve ibadet şeklidir.

CFR diğer adıyla Dış İlişkiler Konseyi “Dış Çember’deki” en büyük kuruluştur.

Yalnızca Amerika Birleşik Devletleri’nde doğan Püriten kökenli kişilerin kabul edildiği teşkilat, devlet yetkilileri, sanayici ve avukat, hakim, profesör, doktor gibi akademik kariyer sahiplerinden oluşur.

Komisyonun belirlediği ülkenin dış politikasının uygulamasından sorumludur.

Bu kuruluşun bütün maddi giderleri Yahudi J.P. Morgan &Co.,Cornegie Vakfı,Rockefeller Ailesi ve öteki Yahudi Wall Street bankerleri tarafından karşılanır.

Bu çevrelerin yoğun destekleriyle “kuruluşundan” çok kısa bir süre sonra “dış politikada” etkili rol oynamaya başlamıştır.

37 daimi üyenin 10 tanesi Yahudi, diğerleri ise yüksek dereceli Mason’dur.

Alper Kaya

10 Temmuz 2016

Kaynak:

https://www.tech-worm.com/council-of-foreign-relations-cfr-nedir/

 

3 Temmuz 2023 Pazartesi

YAĞMA HASANIN BÖREĞİ

KUŞADASI’NDA, YAĞMA HASANIN BÖREĞİ

Kuşadası, Aydın ilinin Ege adalarını 20 kmlik körfeziyle, kuzeyde Kalafat Dağı, güneyde Samson Dağı Dilek Ulusal Parkı kollarıyla kucakladığı yerdir.

Burası öyle bir yer ki, Doğuda Tüllüoğlu Dağı, zeytinliklerle, incir bahçeleri, kirazlıklar, bağlarla örülü Kirazlı, Soğucak, Yaylaköy, Caferli Tepelerini arkasına almış, Türkiyenin en iri, en tatlı şeftali, mandalina bahçelerinin döşeli olduğu sulak, verimli Karaovası bulunur.

1955 li yılllarda denizin yararlarının ayırdına varan Aydınlılar, özellikle Nazillililer, Sökeliler önce Kuşadası içindeki Kesedağ, Türkmen, Yatlimanı, sonraları Pilavtepeye doğru yapılarını kondurarak, kentin içini çok katlı. yapılarla doldurdurmuşlardır.

Sonra, 20 km boyunca kumsalı olan en verimli topraklar olan Karaova da Türkiyenin en büyük yazlığı olan Nazilli Dinlence Köyünü, Kadıkalesi denilen Anaia antik kentini, sarıp içine alacak biçimde kondurmuşlardır.

Bunu izleyenler öteki yatırımcılar, yazlıkçılarca doğanın bağrına her eklenen yazlıkla Kuşadası’nı hançerleyerek, deniz kıyısındaki kumsaldan Yaylaköy, Soğucak, Caferli tepelerine doğru diktikleri depreme dayanıksız iki, üç katlı yazlık evlerle meyve, zeytin bahçelerine yayılmaya başlamışlardır.

Böylece, Türkiyenin önde gelen göz bebeği tarım alanlarından Karaova şeftali bahçeleri, betonarme yapı ormanına dönüşmüştür, dönüşmektedir.

Güneyde, Dİlek Yarımadasının bağrında Davutlar ile Güzelçamlı kentleri her yıl genişleyerek yemyeşil doğayı ak yapılarla ortadan kaldırmakta, ortalığı silip süpürmektedir.

Bununla kalmamış, güney-doğudaki Ağaçlı köyünden doğru Söke, tepelerden doğru Kuşadası’na çok katlı apartmanlarla sarkmaya başlamıştır.

Kuşadası ile doğası her yandan tam bir kuşatma içinde yok edilmektedir.

Çevresine yazlıkları kondurdukları, Tetis Denizinin son kalıntısı Kocagöl, kaşık gölüne dönüşmüş, Yumurtatepe yanardağı taş ocakları ile yapıların saldırısına uğramıştır.

Kişisel kazancını, doğa güzelliklerini yok etmekten üstün gören, yeni yetme yapımcılar, kalan yeşil ile doğa anıtlarına doğru diktikleri bol kazançlı betonarme yapılarıyla saldırıya geçmişlerdir.

Yeter ki arkana yaslanacağın, bir dayı, siyasi gücü al, yerelleri yaptığın bağışlarla sustur, her işi kılıfına uydur, yapılaşma yasaklı yerlere bir koyup, yirmi alacağın konutları kondur sat, çok çok geberircesine kazan, boğazına kadar dolara boğul, yetmesin, bir daha bir daha, daha çok daha çok diyerek, çoğunuz doğmadığınız, göçerek geldiğiniz bu eşsiz Kuşadası doğasını bir daha geri gelmemecesine yok edin.

Şuna yanıyorum ki, bu gibi çıkarcılara, kurdukları düzenle, işini kılıfına uydurarak sürdüren bu yolsuz, yöntemsiz, özensiz, doğaya saygısız, talancı kişilere de başarılı iş adamı densin, toplumdan saygı görsünler.

Sen, siz ey doğa talancıları, çıkarcılar, yediğiniz halt için hiç sorgulanmayın, göğsünüzü gere gere aramızda dolaşın.

Son olarak Kirazlı yolu üzerinde ormanlar, zeytin bahçeleri yok edilerek çok katlı apartmanlara dönüşürken, Kuşadası göbeğinde yeşil kalmış, deprem üreten ana kırıklarıyla depremlerin savaş alanı olan yemyeşil Kalafat Dağı son yıllarda türeyen özellikle Eviz Yapının ele geçirmesiyle lüks yapılaşma saldırısı altındadır.

Duyuşuma göre Kalafat Dağına yeni küme konutlar yapılacakmış.

Levhaları dikilmiş, toprak kazıları sürdürülüyor.

Bu demektir ki, 50 ile 80 bin kişi kente yamanacak.

Biz Kuşadası, Davutlar, Güzelçamlı çevre korumacıları olarak, 26 Haziran 2023 pazartesi günü 11-13 arası, yaklaşık 25 kişi Kuşadası’nın sayın, genç başkanı Av. Ömer Günel ile İbrahimaki de çok verimli bir toplantı yaptık.

Sayın Günel, bizler gibi doğa, kültür ile sanat sever, korumacı düzgünlüğünden kuşkum olmayan bir yerel bir yönetici.

Doğa korumacı ile çevrecilerin tüm sorularını büyük bir sabır, olgunlukla yanıtladı.

Çıkan sonuç şu ki, biz tüm kısıtlamaları koysak da, arkasına dayılarını, siyasi gücü alan her girişimci Kuşadası’na talan etmeyi sürdürebiliyor.

Nasıl mı, yapılaşmaya kapalı alan için kazanç sever girişimci, önce en üst yönetime yanaşıyor, bakanlıktan 1/100,000 ilk haritayı çıkartarak yasaklı alanı yapılaşmaya açtırıyor.

Bakanlık ABB ye 1/5,000 ilk yapılaşma yayılımını düzenlemesini yapmasını buyuruyor.

Aydın Büyükkent Belediyesi söyleneni yapıyor.

Sonra Kuşadası yerel belediyeye 1/1,000 lik yerleşim yayılımını bitirmesi buyuruluyor.

Onlar da verilen buyruklara uyarak tıpış, tıpış denilenleri, yasa, doğa ile kısıtlamalara uygun olmasa da yapıyorlar.

Kısacası, "Yağma Kuşadasının böreği".

Kılıfını uydurursan, yasak, kısıtlama yok.

Sonra, dağda, bağda, bayırda yollar açılıyor, yamaçta sekiler yapılıyor, ağaçlar kesiliyor ya da taşınıyor, dağlar kürünüyor, kayalar patlatılıyor, bu doğa soygunu, bir avuç işbirlikçinin çıkarı için sürdürülüyor.

Kim bunlar, belli değil mi.

Adıyla sanıyla belli.

Bunları yapan kişilere "bey", "beyefendi" deniliyor.

Şimdi bir deprem bilimci olarak, Kalafat Dağına bakıyorum.

Kuşadası birinci derece deprem bölgesi.

Daha 2020 de Sisam da M7,0 büyüklüğünde bir deprem oldu.

Ortalığı kırdı geçirdi.

Kalafatdağı’ndan ap açık geçtiği görülen, kırık aynaları deprem üreten kırıklardır.

Kalafatdağı’nı paramparça eden kırıklar üzerine dikilmesi tasarlanan yapıların yapılmasına en üst, üst ile alt yönetimler göz yumsa da bizler, "nasıl olsa atı alan Üsküdar’ı geçmiş" diyerek öylece bakacak mıyız…

Kalafatdağı’nın doğası göz göre göre yok edilirken öylece izleyecek, üzülecek, aramızda irdeleyip, dedikodu yapmakla yetinecek miyiz.

Yarın deprem olup da orada ev alanlarının canı kıyıldığında,

-      "Deprem takdiri ilahidir. Bu ölenlerin kaderidir. Onlar şehit oldu" diyecek siyasi yöneticilerin peşinden mi gideceğiz?

Bu yalan, bu talan ne zaman bitecek?

Yok edilen, Kuşadası için yapılacak hiçbir şey yok mudur?

Yerel yöneticilerin sorumluluğu yalnızca, durumu açıklamakla mı sınırlıdır.

Sen, ey bu yazıyı okuyan yurttaşım.

-      Sen ne düşünüyorsun?

Yoksa Türkiye talan edilirken, altımızdan halı gibi çekilen ülkemiz, kıyılarımız, doğamız, doğal yaşamımız giderken, sana, bize hiç sorumluluk düşmüyor mu?

Yoksa "çaresiziz" diyerek öyle miskin miskin oturmayı sürdürelim mi?

.         03.07.2023

.    Prof Dr Övgün Ahmet Ercan,

İTÜ, Jeofizik Yüksek Mühendisi,

Jeofizik Müh. Odası Deprem Bilim Üyesi.



10 Mart 2023 Cuma

BİPOLAR BOZUKLUK

 -  BİPOLAR BOZUKLUK  -

- MANİK-DEPRESİF HASTALIK -

Manik-depresif hastalık olarak bilinen bipolar bozukluk, mani ve depresyon nöbetlerini içeren bir ruh hastalığıdır.

Hastanın duygu durumu aniden yükselir, ya çok neşeli olur ya da tam aksine çok üzgün ve ümitsiz kalır. Daha sonra hasta eski durumuna geri döner.
Bipolar bozukluk tipik olarak adolesan ya da erken erişkin dönemde başlar ve hayat boyu deva eder.
Hastalığın etkili bir tedavisi vardır ve hastayı boşanma, iş kaybı alkol ve madde kötü kullanımı ve intihar gibi sonuçlardan korur.
Manik-depresif hastalık, tedavi edilmezse kişinin hayatını olumsuz yönde ektileyebilir ve ayrıca diğer ağır hastalıklarda olduğu gibi, bipolar bozukluk da aile fertleri bu durumun etkisi altında kalırlar.

Çünkü rahatsızlığın alışılmadık davranış bozukluklarıyla savaşmak zorunda kalırlar.
Bipolar bozukluğun kalıtsal olduğuna inanılır, fakat henüz özel bir genetik bozukluk tarif edilmemiştir.
BİPOLAR BOZUKLUĞUN BELİRTİLERİ
Bipolar bozukluk mani ve depresyon nöbetleriyle seyreder,
Manik nöbetin belirtileri:

·        Sinirlilik

·        Aşırı öfke ya da neşe durumları

·        Her zamankinden farklı davranışların bulunduğu dönemler

·        Enerji ve aktivitenin artması, düşünce akışının ve konuşmanın hızlanması

·        Uyku ihtiyacının azalması

·        Hastanın kendi gücü ve yetenekleri hakkında gerçekçi olmayan inanışlara kapılması

·        Cinsel ilginin artması

·        Madde kötü kullanımı, özellikle kokain, alkol, ve uyku ilaçları kullanımı

Öfkelendiren ya da herşeye karışan baştan çıkarıcı davranış biçimleri
Depresyon nöbetinin belirtileri:

·        Kendini devamlı üzgün, endişeli hissetme

·        Kötümserlik ve ümitsizlik duygusu

·        Suçluluk ve değersizlik hisleri

·        Günlük aktivitelere ilgi ve isteğin azalması

·        Konsantrasyon ve karar vermede güçlük, unutkanlık

·        Yerinde duramama, sinirlilik

·        Uyku bozukluğu

·        İştah ve kilo kaybı ya da kilo alımı

·        Bedensel bir hastalığa bağlı olmayan kronik ağrı ve geçmeyen bedensel şikayetler

·        Ölüm ve intihar düşünceleri, intihar girişimi

Manik-depresif hastalıkta mizaç durumlarını bir spektrum olarak ele almak yararlı olabilir. Bir uçta ağır depresyon diğer uçta da ağır mani bulunur. Tam ortada normal duygu durum vardır.
Tedavi edilmemiş bazı hastalarda tekrarlayan depresyonların yanında sadece tek hipomanik atak bulunur ki buna bipolar II denir. Bazen de manik ataklar çok sık olur.
Farklı hastaların kendi hastalıklarını tanımlamaları:

Depresyon:

Yeteneklerimin tümünü kaybettim. Aklım yavaş çalışıyor sanki, nerdeyse işe yaramaz bir haldeyim. Çaresizlik ve ümitsizlik içindeyim. Diğerleri sadece moral bozukluğu olduğunu ve üstesinden gelebileceğimi söylüyorlar. Ama ne hissettiğim hakkında en ufak fikirleri yok. Eğer hissedemezsem, düşünemezsem, hareket edemezsem ve de iyileşemezsem niye bu dünyada yaşıyorum ki?

Hipomani:

İlk önce kendimi yüksekte hissediyorum, bu harika bir şey... düşünceler hızlanıyor... sanki yıldızlar daha parlak görünüyor... doğru kelimeleri ve fikirleri anında buluyorum.

Daha önce hiç ilgilenmediğim insanlar ve eşyalar birdenbire ilginç hale geliyorlar.

Şehvet hislerim artıyor ve baştan çıkarmak ve çıkarılmak karşı konulamaz bir hal alıyor.

Kendimi çok iyi, çok güçlü ve çok mutlu hissediyorum.

O anda her şeyi yapabilirim...

Ama bütün bunlar bir noktada değişiveriyor.

Mani:

Zaten hızlı olan düşüncelerim daha da hızlandı... düşünceler kendi kendine gidiyorlar, durduramıyorum.

Bulaşıcı bir mizah anlayışım oluyor.

Arkadaşlarım benden korkuyorlar.

Her şey benim aleyhime oluyor.

Çabuk sinirleniyorum, zaman zaman korkularım oluyor, kontrolümü kaybediyorum.
Bu mizaç değişiklikleri acil tedavi gerektirir, böylece manik-depresif kişi hastalığın yaşantısını kötü yönde etkilenmesini minimuma indirmiş olur.

Hasta işini kaybetmez, sosyal ilişkileri bozulmaz ve olası intihar girişimleri önlenebilir.
Manik-depresif hastalık, başlangıçta genellikle hatanın kendisi, akrabaları, arkadaşları tarafından farkedilemeyebilir.
· Manik-depresif hastalık, ilk belirtisi hipomani olabilir.

Hastanın enerjisi artmıştir, sinirlidir, ani ve beklenmeyen hareketleri vardır.
· Hipomanik olan hasta kendini çok iyi hissedebilir.

Aile fertleri hastalığı fark ettiklerinde de kişi hasta olduğunu kabul etmez.
· Hastalığın ilk devrelerinde ruh hastalığı dışında bir problem yok gibi gözükebilir.

Ancak zamanla alkol veya madde kotu kullanımı, okul ya da işte performans düşüklüğü olarak ortaya çıkar.
· Bipolar bozukluk tedavi edilemezse kişi manik ve depresif dönemleri daha ağır ve uzun süreli geçirmeye başlar.
TEDAVİ

·        Hastanın çoğu tedaviye cevap verirler

·        Bipolar bozukluğu olan hastaların çoğu (çok ağır biçimleri bile), tedaviye cevap verir.

·        Lityum, gerek manik nöbetin tedavisinde ve gerekse koruyucu olarak çok etkili olmaktadır.

·  İlaçlarla beraber psikoterapinin de oldukça faydası vardır.
YARDIM BULMAK
Bipolar bozukluğu olan bir kişi mutlaka bir psikiyatrist tarafından tedavi edilmelidir.

Ruh sağlığı alanında çalışan diğer kişiler, örneğin psikologlar ve sosyal çalışmacılar da tedaviye destek olabilirler.
Yardım bulunabilecek yerler:

1.     Psikiyatri hastaneleri

2.    Devlet hastaneleri psikiyatri bölümleri

3.    Özel poliklinikler ve muayenehaneler

4.   Halk sağlığı organizasyonları

5.    Manik-depresif hastalığı olan kişilerin genellikle yardım bulmak için de yardıma ihtiyaçları vardır.

6.    Kişi genellikle ne kadar hasta olduğunun farkında değildir ya da probleminin nedeninin bir ruh hastalığı olmadığını düşünür.

7.    Hasta, ailesinden ve arkadaşlarından tedavi için destek görmelidir. Aile hekimlerine ve pratisyen hekimlere aileyi yönlendirme konusunda büyük görevler düşmektedir.

8.    Hasta, ağır bir nöbet geçiriyorsa kendisini ve çevresini korumak ve yakın takip için hastaneye yatırılır,

9.    Eğer kişide intihar düşünceleri varsa acil tedaviye ihtiyaç vardır. Uygun tedaviyle intihar düşüncelerinin üstesinden gelinebilir.

10.  Hasta bipolar bozukluğun hayatı boyunca devam edeceğini ve hastalığı kontrol altında tutabilmek için uzun süre tedavi olması gerektiğini bilmelidir.

11.   Tedavi içindeyken olduğu gibi sonrasında da hastanın desteğe ihtiyacı vardır.

12.  Bir çok hasta destekleyici grup tedavilerinden yarar görür. Ayrıca bu gruplara ailenin diğer fertleri de katılabilirler.


Psikiyatr H.Alp Karaosmanoğlu
PsikoNET

http://www.psikonet.com/bipolar-bozukluk-manik-depresif-hastalik_nedir-160.html

 

BİPOLAR BOZUKLUK NEDİR?

 - BİPOLAR BEYNİN İÇİNDE

BİPOLAR BOZUKLUK NEDİR?

Bipolar bozukluk tedavisi nasıldır, bipolar bozukluk belirtileri nelerdir:

İşte Bipolar Bozukluk hakkında her şey.

Bipoların mani döneminde aşırı enerjik olan hasta, depresyon döneminde parmağını dahi kıpırdatamaz.

Duygulardaki bu değişimler beyin kimyasındaki bozulma ile alakalıdır.

Bipolar afektif bozukluk ya da diğer isimleriyle manik depresif hastalık, iki uçlu duygudurum bozukluğu, psikiyatrinin en gizemli hastalıklarından birisidir.

Bu gizemin iki sebebi vardır.

Birinci neden, hastalığın getirdiği duygusal dalgalanmalardır.

BİPOLAR BOZUKLUKLAR İLGİLİ HER ŞEYİ ÖĞRENİN

Hastalığın depresyon döneminde neredeyse elden ayaktan düşen, kendine güvensiz, karamsar, çökkün olan kişi, hastalığın manik dönemine girdiğinde aşırı canlanır, kendine güveni başını belaya sokacak kadar artar, bir anda yatırımlar yapmaya, riskli kararlar almaya başlar.

Depresyon döneminde parmağını kıpırdatmaya takati olmayan kişi gider, yerine geceleri bir iki saat uyuduğu halde sürekli koşturan, enerjisi bitmek bilmeyen bir kişi gelir.

Bu değişkenlik hastanın yakın çevresindekiler için oldukça şaşırtıcı olur.

Hastalığın ikinci gizemi ise hekimleri şaşırtır.

Tıp dünyasında yaşanan bütün gelişmelere rağmen, bipolar afektif bozuklukta beyinde neler olup bittiği halen tam bilinememektedir.

Ancak araştırmalar beyinde bozulan mekanizmalarla ilgili ipuçları vermektedir.

BİPOLARDA BEYİN KİMYASINDA BOZULMA OLUR

Beynin çalışmasında, sinir hücrelerinde “reseptör” adı verilen, hücrenin diğer hücrelerden gelen sinyalleri algılayan “antenleri” ve “nörotransmiter” adı verilen, bir sinir hücresinden diğerine mesajlar taşıyan “kimyasal postacılar” büyük önem taşır.

Yapılan araştırmalarda bipolar afektif bozuklukta bu iki yapının bozulduğu gösterilmiştir.

Kimyasal postacılar hastalığın gelişiminde önemli rol oynadıkları için tedavide de kimyasal düzenleyiciler oldukça önemlidir.

BİPOLAR BOZUKLUK BELİRTİLERİ

Beyin sistemlerindeki bozuk çalışma nedeniyle birbiriyle yarışan düşünceler, bir konuya odaklanamama, konuşurken konudan konuya atlama sık olarak izlenir.

Kimyasal iletimdeki bozulma aynı zamanda duygusal dalgalanmalara da sebep olur.

Mani, depresyon, hipomani ve normal ruh hali dönemleri sarkaç gibi birbirini takip eder.

BEYİNDEKİ MOLEKÜLLERİN ÇALIŞMA HIZI BİPOLARI ETKİLİYOR

PET (Positron Emission Tomography) adı verilen ve damar yolu ile enjekte edilen, metabolik radyoaktif ajanların biriktiği normal veya patolojik dokuları görüntüleyen nükleer tıp inceleme tekniği ile yapılan çalışmalar bipolar beyindeki bazı bozuklukları göstermiştir.

Bu çalışmalara göre beyinde dopamin, serotonin ve norepinefrin olarak bilinen kimyasal postacıları salan hücrelerin yoğunluğunda artış saptanmıştır.

Bu moleküller sinir hücrelerinin haberleşmesinde önemlidir.

Duygunun düzenlenmesi, strese verilen cevap, haz alma, ödül mekanizmaları, muhakeme becerisi, dikkat ve bellek gibi birçok beyin fonksiyonunda görev alırlar.

Hastalığın aktif döneminde olmasalar dahi, bipolar hastaların beyinlerinde bu moleküllerin aktivitesinde, hastalığı olmayanlara göre ortalama %30 artış izlenmiştir.

Moleküllerin çalışması normalde beklenenin ne kadar üzerindeyse, kişinin dikkatinin de o denli bozuk olduğu da çalışmalarda gösterilmiştir.

Bipolar afektif bozukluk tedavisinde sıklıkla kullanılan lityum ve valproik asit gibi maddeler, bahsedilen bozukluğu dengeye koyarlar.

GENETİK SEBEPLER OLABİLİR

Bipolar bozukluğun bazı ailelerde daha sık görülmesi, hastalıkta saptanan beyin kimyasındaki bozukluğun genetik bir sebebinin olabileceğini düşündürür.

Bipolar afektif bozukluk, toplum içinde %2-3 oranda görülürken, anne ya da babasında bipolar bozukluk olan bir kişinin hastalığa yakalanma ihtimali %12-15 civarındadır.

Tek yumurta ikizlerinin genetik olarak birbirinin eşi olduğu bilinir.

Bu durum hastalıkların genetik geçiş oranlarını ölçme konusunda oldukça yardımcıdır.

Tek yumurta ikizlerinden birisinde bipolar afektif bozukluk varsa, diğer ikiz eşinde de hastalık görülme oranı %85’tir.

Bu yüksek oran, hastalıkla ilişkili kimyasal denge bozukluğunun büyük oranda genetik geçiş ile gerçekleştiğini düşündürür.

Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi, NPİSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Gökben Hızlı Sayar Bipolar Bozukluğu PSİKOHAYAT Dergisi’nin yeni sayısında anlattı…

Yrd.Doç.Dr. Gökben HIZLI SAYAR

– 03 Mayıs 2012

http://www.e-psikiyatri.com/bipolar-beynin-icinde-31961

 

9 Aralık 2022 Cuma

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi

  İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi

.  Birleşmiş Milletler Genel Kurulu İnsanlık topluluğunun bütün bireyleriyle kuruluşlarının bu bildirgeyi her zaman göz önünde tutarak eğitim ve öğretim yoluyla bu hak ve özgürlüklere saygıyı geliştirmeye, giderek artan ulusal ve uluslararası önlemlerle gerek üye devletlerin halkları ve gerekse bu devletlerin yönetimi altındaki ülkeler halkları arasında bu hakların dünyaca etkin olarak tanınmasını ve uygulanmasını sağlamaya çaba göstermeleri amacıyla tüm halklar ve uluslar için ortak ideal ölçüleri belirleyen bu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini ilan eder.

Madde 1

Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler, birbirlerine karşı kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar.

Madde 2

Herkes, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir görüş, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğuş veya herhangi başka bir ayrım gözetmeksizin bu Bildirge ile ilan olunan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir. Ayrıca, ister bağımsız olsun, ister vesayet altında veya özerk olmayan ya da başka bir egemenlik kısıtlamasına bağlı ülke yurttaşı olsun, bir kimse hakkında, uyruğunda bulunduğu devlet veya ülkenin siyasal, hukuksal veya uluslararası statüsü bakımından hiçbir ayrım gözetilmeyecektir.

Madde 3

Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır.

Madde 4

Hiç kimse kölelik veya kulluk altında bulundurulamaz, kölelik ve köle ticareti her türlü biçimde yasaktır.

Madde 5

Hiç kimseye işkence yapılamaz, zalimce, insanlık dışı veya onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz ve ceza verilemez.

Madde 6

Herkesin, her nerede olursa olsun, hukuksal kişiliğinin tanınması hakkı vardır.

Madde 7

 Herkes yasa önünde eşittir ve ayrım gözetilmeksizin yasanın korunmasından eşit olarak yararlanma hakkına sahiptir. Herkesin bu bildirgeye aykırı her türlü ayrım gözetici işleme karşı ve böyle işlemler için yapılacak her türlü kışkırtmaya karşı eşit korunma hakkı vardır.

Madde 8

Herkesin anayasa yada yasayla tanınmış temel haklarını çiğneyen eylemlere karşı yetkili ulusal mahkemeler eliyle etkin bir yargı yoluna başvurma hakkı vardır.

Madde 9

Hiç kimse keyfi olarak yakalanamaz, tutuklanamaz ve sürgün edilemez.

Madde 10

Herkesin, hak ve yükümlülükleri belirlenirken ve kendisine bir suç yüklenirken, tam bir şekilde davasının bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından hakça ve açık olarak görülmesini istemeye hakkı vardır.

Madde 11

 

      1. Kendisine bir suç yüklenen herkes, savunması için gerekli olan tüm güvencelerin tanındığıık bir yargılama sonunda, yasaya göre suçlu olduğu saptanmadıkça, suçsuz sayılır.

      2. Hiç kimse işlendiği sırada ulusal yada uluslararası hukuka göre bir suç oluşturmayan herhangi bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu sayılamaz. Kimseye suçun işlendiği sırada uygulanabilecek olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.

Madde 12

Kimsenin özel yaşamına, ailesine konutuna ya da haberleşmesine keyfi olarak karışılamaz, şeref ve adına saldırılamaz. Herkesin bu gibi karışma ve saldırılara karşı yasa tarafından korunmaya hakkı vardır.

Madde 13

 

      1. Herkesin bir devletin toprakları üzerinde serbestçe dolaşma ve oturma hakkı vardır.

     2. Herkes , kendi ülkesi de dahil olmak üzere, herhangi bir ülkeden ayrılmak ve ülkesine yeniden dönmek hakkına sahiptir.

Madde 14

 

     1. Herkesin zulüm altında başka ülkelere sığınma ve sığınma olanaklarından yararlanma hakkı vardır.

     2. Gerçekten siyasal nitelik taşımayan suçlardan veya Birleşmiş Milletlerin amaç ve ülkelerine aykırı eylemlerden doğan kovuşturma durumunda bu haktan yararlanılamaz.

Madde 15

 

    1. Herkesin bir yurttaşlığa hakkı vardır.

    2. Hiç kimse keyfi olarak yurttaşlığından veya yurttaşlığını değiştirme hakkından yoksun bırakılamaz.

Madde 16

 

     1. Yetişkin her erkeğin ve kadının, ırk, yurttaşlık veya din bakımlarından herhangi bir kısıtlamaya uğramaksızın evlenme ve aile kurmaya hakkı vardır.

    2. Evlenme sözleşmesi, ancak evleneceklerin özgür ve tam iradeleriyle yapılır.

    3. Aile, toplumun, doğal ve temel unsurudur, toplum ve devlet tarafından korunur.

Madde 17

 

    1. Herkesin tek başına veya başkalarıyla ortaklaşa mülkiyet hakkı

vardır.

    2. Hiç kimse keyfi olarak mülkiyetinden yoksun bırakılamaz.

Madde 18

Her şahsın fikir, vicdan ve din hürriyetine hakkı vardır; bu hak, din veya kanaat değiştirmek hürriyetini, dinini veya kanaatini tek başına veya topluca, açık olarak veya özel surette, öğretim, tatbikat, ibadet ve âyinlerle izhar etmek hürriyetini gerektirir.

Madde 19

Herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak düşüncelerinden dolayı rahatsız edilmemek, ülke sınırları söz konusu olmaksızın, bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılar.

Madde 20

    1. Herkesin silahsız ve saldırısız toplanma, dernek kurma ve derneğe katılma özgürlüğü vardır.

    2. Hiç kimse bir derneğe girmeye zorlanamaz.

Madde 21

    1. Herkes, doğrudan veya serbestçe seçilmiş temsilciler aracılığı ile ülkesinin yönetimine katılma hakkına sahiptir.

    2. Herkesin ülkesinin kamu hizmetlerinden eşit olarak yararlanma hakkı vardır.

    3. Halkın iradesi hükümet otoritesinin temelidir. Bu irade, gizli veya serbestliği sağlayacak benzeri bir yöntemle genel ve eşit oy verme yoluyla yapılacak ve belirli aralıklarla tekrarlanacak dürüst seçimlerle belirlenir.

Madde 22

Herkesin, toplumun bir üyesi olarak, sosyal güvenliğe hakkı vardır. Ulusal çabalarla ve uluslararası işbirliği yoluyla ve her devletin örgütlenmesine ve kaynaklarına göre, herkes onur ve kişiliğinin serbestçe gelişim için gerekli olan ekonomik, sosyal ve kültürel haklarının gerçekleştirilmesi hakkına sahiptir.

Madde 23

 

    1. Herkesin çalışma, işini serbestçe seçme, adaletli ve elverişli koşullarda çalışma ve işsizliğe karşı korunma hakkı vardır.

    2. Herkesin, herhangi bir ayrım gözetmeksizin, eşit iş için eşit ücrete hakkı vardır.

    3. Herkesin kendisi ve ailesi için insan onuruna yaraşır ve gerekirse her türlü sosyal koruma önlemleriyle desteklenmiş bir yaşam sağlayacak adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır.

    4. Herkesin çıkarını korumak için sendika kurma veya sendikaya üye olma hakkı vardır.

Madde 24

Herkesin dinlenmeye, eğlenmeye, özellikle çalışma süresinin makul ölçüde sınırlandırılmasına ve belirli dönemlerde ücretli izne çıkmaya hakkı vardır.

Madde 25

 

    1. Herkesin kendisinin ve ailesinin sağlık ve refahı için beslenme, giyim, konut ve tıbbi bakım hakkı vardır. Herkes, işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, yaşlılık ve kendi iradesi dışındaki koşullardan doğan geçim sıkıntısı durumunda güvenlik hakkına sahiptir.

    2. Anaların ve çocukların özel bakım ve yardım görme hakları vardır. Bütün çocuklar, evlilik içi veya evlilik dışı doğmuş olsunlar, aynı sosyal güvenceden yararlanırlar.

Madde 26

 

    1. Herkes eğitim hakkına sahiptir. Eğitim, en azından ilk ve temel eğitim aşamasında parasızdır. İlköğretim zorunludur. Teknik ve mesleksel eğitim herkese açıktır. Yüksek öğretim, yeteneklerine göre herkese tam bir eşitlikle açık olmalıdır.

    2. Eğitim insan kişiliğini tam geliştirmeye ve insan haklarıyla temel özgürlüklere saygıyı güçlendirmeye yönelik olmalıdır. Eğitim, bütün uluslar, ırklar ve dinsel topluluklar arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu özendirmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışı koruma yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir.

   3. Çocuklara verilecek eğitimin türünü seçmek, öncelikle ana ve babanın hakkıdır.

Madde 27

 

   1. Herkes toplumun kültürel yaşamına serbestçe katılma, güzel sanatlardan yararlanma, bilimsel gelişmeye katılma ve bundan yararlanma hakkına sahiptir.

   2. Herkesin yaratıcısı olduğu bilim, edebiyat ve sanat ürünlerinden doğan maddi ve manevi çıkarlarının korunmasına hakkı vardır.

Madde 28

Herkesin bu Bildirgede öngörülen hak ve özgürlüklerin gerçekleşeceği bir toplumsal ve uluslararası düzene hakkı vardır.

Madde 29

 

   1. Herkesin, kişiliğinin serbestçe ve tam gelişmesine olanak veren topluma karşı ödevleri vardır.

   2. Herkes haklarını kullanırken ve özgürlüklerinden yararlanırken, başkalarının hak ve özgürlüklerinin tanınması ve bunlara saygı gösterilmesinin sağlanması ve demokratik bir toplumda genel ahlak ve kamu düzeniyle genel refahın gereklerinin karşılanması amacıyla yalnız yasayla belirlenmiş sınırlamalara bağlı olur.

   3. Bu hak ve özgürlükler hiçbir koşulda Birleşmiş Milletlerin amaç ve ilkelerine aykırı olarak kullanılamaz.

Madde 30

Bu bildirgenin hiçbir kuralı, herhangi bir devlet, topluluk veya kişiye, burada açıklanan hak ve özgürlüklerden herhangi birinin yok edilmesini amaçlayan bir girişimde veya eylemde bulunma hakkını verir biçimde yorumlanamaz.

 https://www.danistay.gov.tr/upload/insanhaklarievrenselbeyannamesi.pdf



TÜRKİYE HAYALİ

Hedefteki üniter, laik Cumhuriyet: .   ABD'NİN YENİ TÜRKİYE HAYALİ   . .    Samuel Huntington, “ Medeniyetler Çatışması ” adlı kitab...